75 kalıp · Son güncelleme:
Ofiste ve toplantıda kullanılan İngilizce kalıplar
Ofiste ve toplantıda hangi İngilizce kalıplar kullanılır?
Ofis ve toplantı kalıpları, iş yerinde selamlaşmak, rica etmek, e-posta yazmak, toplantıda söz almak, fikir belirtmek ve işi takip etmek için kullanılan hazır İngilizce cümle iskeletleridir. Bu sayfada ofis ve toplantı dünyasındaki 75 kalıbın tamamı A1, A2 ve B1 seviyelerine göre sıralanmıştır. “Good morning, everyone.”, “I'm on the … team.”, “This is my colleague, …” bu dünyanın en temel kalıplarındandır. Her kalıbın sayfasında Türkçe anlamı, Türkçe harflerle okunuşu, örnek cümleler, kısa bir diyalog ve Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalar bulunur.
A1 · Başlangıç (22 kalıp)
- Good morning, everyone. Herkese günaydın.
- I'm on the … team. … ekibindeyim.
- This is my colleague, … Bu, iş arkadaşım ….
- Do you have a minute? Bir dakikan var mı?
- Can I ask you something? Sana bir şey sorabilir miyim?
- I'm working from home … … evden çalışıyorum.
- I'll send you … Sana … göndereceğim.
- Did you get my email? E-postamı aldın mı?
- Sorry I'm late, … Kusura bakmayın geç kaldım, ….
- I'm busy … … meşgulüm.
- Let me check … … bir bakayım.
- I'll be there in … … sonra oradayım.
- Can you hear me? Beni duyabiliyor musun?
- You're on mute. Mikrofonun kapalı.
- Can you see my screen? Ekranımı görebiliyor musunuz?
- I'll call you … Seni … arayacağım.
- I owe you one. Sana bir borçluyum.
- I'm off … … izinliyim.
- I have a question about … … hakkında bir sorum var.
- Could you send me …? Bana … gönderebilir misin?
- Who is in charge of …? … kimin sorumluluğunda?
- I'll be right back. Hemen dönüyorum.
A2 · Temel (28 kalıp)
- Hi …, I hope you're doing well. Merhaba …, umarım iyisindir.
- I look forward to … … bekliyorum (resmî).
- I'm not feeling well, so … Kendimi iyi hissetmiyorum, o yüzden ….
- Let's get started. Başlayalım.
- The purpose of this meeting is … Bu toplantının amacı ….
- Let's move on to … … geçelim.
- Sorry, could you speak up? Pardon, biraz daha yüksek sesle konuşabilir misin?
- What do you think about …? … hakkında ne düşünüyorsun?
- I think we should … Bence … yapmalıyız.
- I'm not sure about … … konusunda emin değilim.
- That's a good point. Bu iyi bir nokta.
- Can we talk about … later? … hakkında sonra konuşabilir miyiz?
- I'm in charge of … … benim sorumluluğumda.
- The deadline is … Son teslim tarihi ….
- I need it by … En geç … ona ihtiyacım var.
- I'll get back to you … Sana … dönüş yapacağım.
- Let me know when … … olunca bana haber ver.
- I'm running late for … … geç kalıyorum.
- Can we reschedule …? … başka bir zamana alabilir miyiz?
- Does … work for you? … sana uyar mı?
- I'm afraid I can't make it … Maalesef … gelemeyeceğim.
- Please find attached … Ekte … bulabilirsiniz.
- I'm writing to … … için yazıyorum.
- Just a quick reminder that … Kısa bir hatırlatma: ….
- Could you take a look at …? … bir göz atabilir misin?
- I've finished … … bitirdim.
- I haven't … yet. Henüz … yapmadım.
- We're on track to … Plana göre … yolundayız.
B1 · Orta (25 kalıp)
- Correct me if I'm wrong, but … Yanılıyorsam düzelt ama ….
- If I understand correctly, … Doğru anladıysam ….
- What I mean is, … Demek istediğim şu: ….
- Let's take a step back. Bir adım geri çekilip genel resme bakalım.
- The main issue is … Asıl sorun ….
- On the one hand, …, but on the other hand, … Bir yandan …, ama öte yandan ….
- I'd like to add that … Şunu da eklemek isterim: ….
- Can I just jump in here? Burada araya girebilir miyim?
- Sorry to interrupt, but … Böldüğüm için kusura bakma ama ….
- That makes sense. Mantıklı. / Anlaşılır.
- I see your point, but … Ne demek istediğini anlıyorum ama ….
- Let's agree to … … konusunda anlaşalım.
- Going forward, … Bundan sonra ….
- Could you walk me through …? Bana … adım adım anlatabilir misin?
- I'll look into it. İnceleyeceğim. / Bakacağım.
- I'll keep you posted. Seni gelişmelerden haberdar edeceğim.
- It's up to … Karar … ait. / … bilir.
- We need to make sure … … olduğundan emin olmamız lazım.
- The good news is … İyi haber şu: ….
- To sum up, … Özetlemek gerekirse ….
- Let's touch base … … kısaca tekrar konuşalım.
- I'm happy to … Seve seve ….
- Would it help if I …? … işine yarar mı?
- Feel free to … Çekinmeden ….
- Let's wrap up. Toparlayalım. / Bitirelim.