Ofis ve toplantı · A1 · Son güncelleme:
“Do you have a minute?” ne demek?
Türkçesi: Bir dakikan var mı? · Okunuşu: du yu hev ı minıt?
“Do you have a minute?” ne demek?
"Do you have a minute?" Türkçede "Bir dakikan var mı?" demektir ve birini rahatsız etmeden kısa bir konuşma istemenin kibar bir yoludur. Bir iş arkadaşının masasına gidildiğinde ya da mesajla yazılırken, asıl konuya geçmeden önce karşı tarafın müsait olup olmadığını yoklamak için kullanılır. Okunuşu "du yu hev ı minıt?" şeklindedir. Örneğin "Do you have a minute? It's about the report." (du yu hev ı minıt? its ıbaut dı riport.) cümlesi "Bir dakikan var mı? Raporla ilgili." demektir. Yuvasız bir kalıptır; önüne "Hi," ya da "Sorry," gibi yumuşatıcı bir söz veya kişinin adı getirilir. Arkasına "to talk" eklenerek amaç, "after lunch" eklenerek zaman belirtilebilir; ardından gelen kısa bir cümle de konunun ne olduğunu söyler. A1 seviyesindeki bu kalıp ofis koridorunda, masa başında ve kısa iş görüşmesi ayarlarken sık geçer. En yaygın hata "Do you have one minute?" demektir; doğrusu "Do you have a minute?" biçimidir. Buradaki "bir dakika" bir ölçü değil, kısa bir zaman anlamındadır; "one minute" tam olarak altmış saniye isteniyormuş gibi duyulur.
“Do you have a minute?” nasıl okunur ve örnek cümleler
- Hi, do you have a minute?
Okunuşu: hay, du yu hev ı minıt?
Selam, bir dakikan var mı? - Do you have a minute to talk?
Okunuşu: du yu hev ı minıt tu tok?
Konuşmak için bir dakikan var mı? - Sorry, do you have a minute?
Okunuşu: sari, du yu hev ı minıt?
Pardon, bir dakikan var mı? - Do you have a minute after lunch?
Okunuşu: du yu hev ı minıt eftır lanç?
Öğle yemeğinden sonra bir dakikan var mı? - Do you have a minute? It's about the report.
Okunuşu: du yu hev ı minıt? its ıbaut dı riport.
Bir dakikan var mı? Raporla ilgili. - Ayşe, do you have a minute?
Okunuşu: Ayşe, du yu hev ı minıt?
Ayşe, bir dakikan var mı?
“Do you have a minute?” kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: Do you have one minute?
Doğru: Do you have a minute?
Neden: Buradaki 'bir dakika' sayı değil; 'a minute' denir. 'One minute' tam altmış saniye gibi durur.
Yanlış: Are you have a minute?
Doğru: Do you have a minute?
Neden: 'Var mı' sorusu 'have' ile 'Do you have' diye kurulur; 'Are you' olmaz.
Yanlış: Do you have a minute time?
Doğru: Do you have a minute?
Neden: 'Bir dakika vaktin var mı?' birebir çevrilince 'minute time' çıkar; 'a minute' tek başına yeter.
“Do you have a minute?” ile kısa diyalog: Masada kısa bir konuşma
A: Hi Ayşe, do you have a minute?
Selam Ayşe, bir dakikan var mı?
B: Sure, what's up?
Tabii, ne oldu?
A: It's about the client email.
Müşteri e-postasıyla ilgili.
B: Okay, show me.
Tamam, göster bakalım.
Benzer kalıplar
- This is my colleague, … Bu, iş arkadaşım …. · A1
- Can I ask you something? Sana bir şey sorabilir miyim? · A1
- I'm on the … team. … ekibindeyim. · A1
- I'm working from home … … evden çalışıyorum. · A1
- Good morning, everyone. Herkese günaydın. · A1