Havalimanı ve otel · A2 · Son güncelleme:
Sorry, I think you're in my seat ne demek?
Türkçesi: Pardon, sanırım benim yerimde oturuyorsunuz · Okunuşu: sari, ay tink yur in may sit
Sorry, I think you're in my seat ne demek?
"Sorry, I think you're in my seat." Türkçede "Pardon, sanırım benim yerimde oturuyorsunuz." demektir ve koltuğuna başkası oturmuş birinin durumu kibarca dile getirmesini sağlar. Uçakta, trende ya da sinemada biri başkasının koltuğunda oturduğunda nazikçe uyarmak için kullanılır; "I think" sözcükleri cümleyi yumuşatır. Okunuşu "sari, ay tink yur in may sit." şeklindedir. Örneğin "Sorry, I think you're in my seat. Here's my ticket." (sari, ay tink yur in may sit. hirz may tikıt.) cümlesi "Pardon, sanırım benim yerimdesiniz. Biletim burada." demektir. Kalıp tek başına tam bir cümledir; başına "Hi!" ya da "Oh," gibi bir seslenme eklenebilir, arkasından ise koltuk numarası, sıra sorusu veya "the window one" gibi bir açıklama getirilebilir. A2 seviyesindeki bu kalıp uçağa binişte, tren vagonlarında ve numaralı koltuklu salonlarda sık geçer. En yaygın hata "Sorry, you sit my place." demektir; doğrusu "Sorry, I think you're in my seat." biçimidir. Türkçedeki ifade birebir çevrilince hem dilbilgisi bozulur hem de sert bir ton çıkar; "I think you're in my seat" ise yumuşak ve doğaldır.
Sorry, I think you're in my seat nasıl okunur ve örnek cümleler
- Sorry, I think you're in my seat. I'm 14A.
Okunuşu: sari, ay tink yur in may sit. aym fortin ey.
Pardon, sanırım benim yerimdesiniz. Benim koltuğum 14A. - Sorry, I think you're in my seat. Here's my ticket.
Okunuşu: sari, ay tink yur in may sit. hirz may tikıt.
Pardon, sanırım benim yerimdesiniz. Biletim burada. - Hi! Sorry, I think you're in my seat.
Okunuşu: hay! sari, ay tink yur in may sit.
Merhaba! Pardon, sanırım benim yerimde oturuyorsunuz. - Sorry, I think you're in my seat. Is this row 22?
Okunuşu: sari, ay tink yur in may sit. iz dis rou tventi-tu?
Pardon, sanırım benim yerimdesiniz. Burası 22. sıra mı? - Sorry, I think you're in my seat, the window one.
Okunuşu: sari, ay tink yur in may sit, dı vindou van.
Pardon, sanırım benim yerimdesiniz, cam kenarındaki. - Oh, sorry, I think you're in my seat.
Okunuşu: ou, sari, ay tink yur in may sit.
Ah, pardon, sanırım benim yerimde oturuyorsunuz.
Sorry, I think you're in my seat kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: Sorry, you sit my place.
Doğru: Sorry, I think you're in my seat.
Neden: 'Benim yerime oturmuşsunuz' birebir çevrilince hem bozuk hem sert durur; 'I think you're in my seat' yumuşak ve doğal.
Yanlış: Sorry, I think you're on my seat.
Doğru: Sorry, I think you're in my seat.
Neden: Koltukta oturan kişi için 'in my seat' denir; 'on' üstüne çıkmış gibi durur.
Yanlış: Sorry, I think this is my chair.
Doğru: Sorry, I think you're in my seat.
Neden: Uçak, tren ve sinemadaki numaralı yer 'seat'tir; 'chair' sıradan sandalye.
Sorry, I think you're in my seat ile kısa diyalog: Uçakta koltuk karışıklığı
A: Sorry, I think you're in my seat.
Pardon, sanırım benim yerimde oturuyorsunuz.
B: Oh, really? I have 14B.
Öyle mi? Bende 14B var.
A: This is 14A. Yours is the middle one.
Burası 14A. Sizinki ortadaki.
B: My mistake, sorry!
Benim hatam, kusura bakmayın!
Benzer kalıplar
- What do you recommend seeing in …? …'de neleri görmemi önerirsiniz? · A2
- Do you mind if I …? … sakıncası var mı? · A2
- I'd like to change my … … değiştirmek istiyorum. · A2
- Could you show me … on the map? Bana … haritada gösterebilir misiniz? · A2
- Do I need to …? … gerekiyor mu? · A2