Havalimanı ve otel · B1 · Son güncelleme:
In case …, ne demek?
Türkçesi: … ihtimaline karşı, · Okunuşu: in keys …,
In case …, ne demek?
"In case …," Türkçede "… ihtimaline karşı, ..." demektir ve olabilecek bir duruma karşı önceden alınan bir önlemi anlatmak için kullanılır. Olabilecek bir duruma karşı önceden önlem alındığını söylerken kullanılır; uçuşun rötar yapması, yağmur yağması, telefonun şarjının bitmesi ya da ATM'nin çalışmaması gibi ihtimallere karşı yapılan hazırlığı anlatırken işe yarar. Okunuşu "in keys …," şeklindedir. Örneğin "In case it rains, I packed an umbrella." (in keys it reynz, ay pekt ın ambrelı.) cümlesi "Yağmur yağar diye şemsiye koydum." demektir. Kalıptan sonra özne ve fiil içeren bir yan cümle gelir ve bu yan cümle gelecek anlamı taşısa bile geniş zamanla kurulur: the flight is late, my phone dies gibi. Virgülden sonra ise alınan önlemi anlatan ana cümle yer alır. B1 seviyesindeki bu kalıp bavul hazırlarken ve yolculuk planlarken sık geçer. En yaygın hata "In case it rains, we'll stay inside." demektir; doğrusu "If it rains, we'll stay inside." biçimidir. "In case" önceden alınan önlemi anlatır; bir şey olursa ne yapılacağı söylenirken ise "if" kullanılır.
In case …, nasıl okunur ve örnek cümleler
- In case the flight is late, I booked a later bus.
Okunuşu: in keys dı flayt iz leyt, ay bukt ı leydır bas.
Uçuş rötar yapar diye daha geç bir otobüse yer ayırttım. - In case it rains, I packed an umbrella.
Okunuşu: in keys it reynz, ay pekt ın ambrelı.
Yağmur yağar diye şemsiye koydum. - In case my phone dies, here's the hotel address.
Okunuşu: in keys may foun dayz, hirz dı houtel edres.
Telefonumun şarjı biter diye otelin adresi burada. - In case we get lost, I saved the map offline.
Okunuşu: in keys vi get lost, ay seyvd dı mep oflayn.
Kaybolursak diye haritayı çevrimdışı kaydettim. - In case you need anything, I'm in room 305.
Okunuşu: in keys yu nid eniting, aym in rum tri ou fayv.
Bir şeye ihtiyacın olursa diye söyleyeyim, 305'teyim. - In case the ATM doesn't work, bring some cash.
Okunuşu: in keys di ey-ti-em dazınt vörk, bring sam keş.
ATM çalışmazsa diye yanına biraz nakit al.
In case …, kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: In case it rains, we'll stay inside.
Doğru: If it rains, we'll stay inside.
Neden: 'In case' önceden önlem alırken, 'if' bir şey olursa ne yapacağını söylerken kullanılır. Bu cümle 'if' ister.
Yanlış: In case it will rain, I packed an umbrella.
Doğru: In case it rains, I packed an umbrella.
Neden: 'In case'ten sonra gelecek anlamında bile 'will' gelmez; geniş zaman kullanılır.
Yanlış: In case of it rains, I packed an umbrella.
Doğru: In case it rains, I packed an umbrella.
Neden: 'In case of' isimle gelir (in case of rain); arkasından cümle gelirse 'of' düşer.
In case …, ile kısa diyalog: Yola çıkmadan hazırlık
A: Why are you packing a jacket? It's summer.
Neden ceket koyuyorsun? Yaz mevsimi.
B: In case the plane is cold, I always bring one.
Uçak soğuk olur diye hep bir tane yanıma alırım.
A: Good idea. I always freeze on flights.
İyi fikir. Ben uçakta hep donarım.
B: Exactly. Better safe than sorry.
Aynen. Sağlam kazık kurt yemez.
Benzer kalıplar
- As far as I know, … Bildiğim kadarıyla …. · B1
- Just in case, … Ne olur ne olmaz, …. · B1
- I was told that … Bana … söylendi. · B1
- By the time …, … … olduğunda, … (çoktan). · B1
- According to …, …'e göre, ... · B1