Kafe ve restoran · B1 · Son güncelleme:
To be fair, … ne demek?
Türkçesi: Hakkını vermek lazım, … · Okunuşu: tu bi fer, …
To be fair, … ne demek?
"To be fair, …" Türkçede "Hakkını vermek lazım, …" demektir ve bir şeyi eleştirdikten sonra dengeli olmak için hafifletici bir şey eklemek amacıyla kullanılır. Olumsuz bir yorumdan sonra adil davranmak ve olumlu ya da açıklayıcı bir noktayı eklemek için söylenir. Konuşmayı dengeli ve nazik tutar. Okunuşu "tu bi fer, …." şeklindedir. Örneğin "It's pricey, but to be fair, the portions are huge." (its praysi, bat tu bi fer, dı porşınz ar hyuc) cümlesi "Pahalı ama hakkını vermek lazım, porsiyonlar kocaman" anlamına gelir. Virgülden sonra tam bir cümle gelir: "the service was great", "it was really busy tonight". Kalıp "but" ile başlayan bir cümlenin ortasında da yer alabilir. B1 seviyesindeki bu kalıp mekân, yemek ve hizmet değerlendirilirken sık geçer. En yaygın hata "If we need to be fair, the service was great." şeklinde söylemektir; doğrusu "To be fair, the service was great." olur. "Adil olmak gerekirse" birebir çevrilmez; kısa kalıp "To be fair" yeterli ve doğal.
To be fair, … nasıl okunur ve örnek cümleler
- To be fair, the service was great.
Okunuşu: tu bi fer, dı sörvis vaz greyt.
Hakkını vermek lazım, servis harikaydı. - To be fair, it was really busy tonight.
Okunuşu: tu bi fer, it vaz rili bizi tınayt.
Hakkını vermek gerek, bu akşam çok kalabalıktı. - It's pricey, but to be fair, the portions are huge.
Okunuşu: its praysi, bat tu bi fer, dı porşınz ar hyuc.
Pahalı ama hakkını vermek lazım, porsiyonlar kocaman. - To be fair, we came without a reservation.
Okunuşu: tu bi fer, vi keym vidaut ı rezırveyşın.
Haksızlık etmeyelim, rezervasyonsuz geldik. - The chairs are uncomfortable, but to be fair, the coffee is amazing.
Okunuşu: dı çerz ar ankamfırtıbıl, bat tu bi fer, dı kofi iz ımeyzin.
Sandalyeler rahatsız ama hakkını vermek lazım, kahve harika. - To be fair, I've only been here once.
Okunuşu: tu bi fer, ayv ounli bin hir vans.
Haksızlık etmeyeyim, buraya sadece bir kez geldim.
To be fair, … kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: If we need to be fair, the service was great.
Doğru: To be fair, the service was great.
Neden: 'Adil olmak gerekirse' birebir çevrilmez; kısa kalıp 'To be fair' yeterli ve doğal.
Yanlış: For being fair, the service was great.
Doğru: To be fair, the service was great.
Neden: Kalıp 'to be fair'; 'for being' kullanılmaz.
Yanlış: To be fairly, the service was great.
Doğru: To be fair, the service was great.
Neden: 'fair' burada sıfat; '-ly' eklenmez.
To be fair, … ile kısa diyalog: Geç gelen yemek
A: Our food took almost an hour.
Yemeğimiz neredeyse bir saat sürdü.
B: True, but to be fair, it was really busy tonight.
Doğru ama hakkını vermek lazım, bu akşam çok kalabalıktı.
A: That's true. And the kebab was delicious.
O da doğru. Kebap da çok lezzetliydi.
B: Exactly. I'd still come back.
Aynen. Yine de tekrar gelirim.
Benzer kalıplar
- It's not exactly what I … Tam olarak … gibi değil. · B1
- I have to say, … Söylemeden geçemeyeceğim, …. · B1
- I'm afraid … Maalesef …. · B1
- It's worth … … değer. · B1
- Would you mind …? … rica etsem? / Sakıncası var mı? · B1