Kafe ve restoran · B1 · Son güncelleme:
It's not worth … ne demek?
Türkçesi: … değmez · Okunuşu: its nat vört …
It's not worth … ne demek?
"It's not worth …" Türkçede "… değmez" demektir ve bir şeyin zahmetine, parasına ya da beklemesine değmediğini söylemek için kullanılır. Bir mekânın, ürünün ya da çabanın beklentiyi karşılamadığını anlatır. Birini gereksiz bir masraftan ya da beklemeden vazgeçirmek için de kullanılır. Okunuşu "its nat vört …." şeklindedir. Örneğin "It's not worth waiting an hour for a table." (its nat vört veydin ın avır for ı teybıl) cümlesi "Bir masa için bir saat beklemeye değmez" anlamına gelir. Boşluğa isim ("the money", "the hype") ya da fiil-ing ("waiting an hour", "driving all the way there") gelir. Olumsuzluk "is not" ile kurulur. B1 seviyesindeki bu kalıp mekân ve yemek değerlendirmelerinde, karar verilirken sık geçer. En yaygın hata "It doesn't worth the money." şeklinde söylemektir; doğrusu "It's not worth the money." olur. "Değmez" fiil gibi düşünülüp "doesn't" kullanılır; ama "worth" fiil değil, "is not worth" denir.
It's not worth … nasıl okunur ve örnek cümleler
- Honestly, it's not worth the money.
Okunuşu: anıstli, its nat vört dı mani.
Açıkçası parasına değmez. - It's not worth waiting an hour for a table.
Okunuşu: its nat vört veydin ın avır for ı teybıl.
Bir masa için bir saat beklemeye değmez. - It's popular, but it's not worth the hype.
Okunuşu: its papyılır, bat its nat vört dı hayp.
Popüler ama abartıldığı kadar değil. - It's not worth driving all the way there.
Okunuşu: its nat vört drayvin ol dı vey der.
Ta oraya kadar arabayla gitmeye değmez. - It's not worth getting the large one.
Okunuşu: its nat vört gedin dı larc van.
Büyük boyu almaya değmez. - It's not worth complaining about.
Okunuşu: its nat vört kımpleynin ıbaut.
Şikâyet etmeye değmez.
It's not worth … kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: It doesn't worth the money.
Doğru: It's not worth the money.
Neden: 'Değmez' fiil gibi düşünülüp 'doesn't' kullanılır; ama 'worth' fiil değil, 'is not worth' denir.
Yanlış: It's not worth to wait an hour.
Doğru: It's not worth waiting an hour.
Neden: 'worth'ten sonra fiil -ing alır: worth waiting.
Yanlış: It's not value the money.
Doğru: It's not worth the money.
Neden: 'value' isimdir; 'değmek' anlamında 'worth' kullanılır.
It's not worth … ile kısa diyalog: Ünlü burgerci kuyruğu
A: Should we wait for the famous burger place?
Şu meşhur burgerci için bekleyelim mi?
B: No way. It's not worth waiting an hour.
Asla. Bir saat beklemeye değmez.
A: Fair enough. Where else can we go?
Haklısın. Başka nereye gidebiliriz?
B: There's a good köfte place next door.
Yan tarafta iyi bir köfteci var.
Benzer kalıplar
- It's worth … … değer. · B1
- It's supposed to be … … olduğu söyleniyor. / … olması gerekiyor. · B1
- I have to say, … Söylemeden geçemeyeceğim, …. · B1
- I've heard … is really good here. Buranın … çok iyiymiş diye duydum. · B1
- To be fair, … Hakkını vermek lazım, …. · B1