Kafe ve restoran · B1 · Son güncelleme:
It tastes like … ne demek?
Türkçesi: … gibi tadı var · Okunuşu: it teysts layk …
It tastes like … ne demek?
"It tastes like …" Türkçede "… gibi tadı var" demektir ve bir yiyeceğin ya da içeceğin tadını başka bir şeye benzeterek anlatmak için kullanılır. Bir yemeğin tadını tarif ederken ya da sana neyi hatırlattığını anlatırken söylenir. Hem övgü hem eleştiri için kullanılabilir. Okunuşu "it teysts layk …." şeklindedir. Örneğin "It tastes like my grandma's cooking." (it teysts layk may grenmaz kukin) cümlesi "Anneannemin yemeklerinin tadı var" anlamına gelir. Benzer bir kullanım: "Ugh, it tastes like burnt coffee." (ag, it teysts layk börnt kofi), yani "Iyy, yanık kahve gibi tadı var". Boşluğa isim gelir: "cinnamon", "burnt coffee", "real strawberries". "nothing" kullanılınca "hiçbir tadı yok" anlamı çıkar. B1 seviyesindeki bu kalıp restoranda, kafede ve yeni yiyecekler denenirken sık geçer. En yaygın hata "Its taste like cinnamon." şeklinde söylemektir; doğrusu "It tastes like cinnamon." olur. "Tadı ... gibi" birebir çevrilmez; İngilizcede "taste" fiil olarak kullanılır: it tastes like.
It tastes like … nasıl okunur ve örnek cümleler
- It tastes like cinnamon.
Okunuşu: it teysts layk sinımın.
Tarçın gibi tadı var. - It tastes like my grandma's cooking.
Okunuşu: it teysts layk may grenmaz kukin.
Anneannemin yemeklerinin tadı var. - Ugh, it tastes like burnt coffee.
Okunuşu: ag, it teysts layk börnt kofi.
Iyy, yanık kahve gibi tadı var. - Honestly, it tastes like nothing.
Okunuşu: anıstli, it teysts layk nating.
Açıkçası hiçbir tadı yok. - It tastes like real strawberries.
Okunuşu: it teysts layk ril strobıriz.
Gerçek çilek tadı var. - It tastes like summer in a glass.
Okunuşu: it teysts layk samır in ı gles.
Bardağa yazı koymuşlar sanki.
It tastes like … kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: Its taste like cinnamon.
Doğru: It tastes like cinnamon.
Neden: 'Tadı ... gibi' birebir çevrilmez; İngilizcede 'taste' fiil olarak kullanılır: it tastes like.
Yanlış: It tastes cinnamon.
Doğru: It tastes like cinnamon.
Neden: Bir şeye benzetirken 'like' gerekir.
Yanlış: It's tasting like cinnamon.
Doğru: It tastes like cinnamon.
Neden: 'taste' bu anlamda sürekli zaman almaz.
It tastes like … ile kısa diyalog: Mevsimlik kahve denemesi
A: How's your new fall latte?
Yeni sonbahar latten nasıl?
B: It tastes like pumpkin and cinnamon.
Bal kabağı ve tarçın gibi tadı var.
A: Is that good or bad?
Bu iyi mi kötü mü?
B: Good! Here, try a sip.
İyi! Al, bir yudum dene.
Benzer kalıplar
- I wouldn't … if I were you. Senin yerinde olsam … yapmazdım. · B1
- It reminds me of … Bana … hatırlatıyor. · B1
- If I were you, I'd … Senin yerinde olsam …. · B1
- I'm not much of a … person. Pek … seven biri değilim. · B1
- You can't go wrong with … … ile yanılmazsın. · B1