Kafe ve restoran · B1 · Son güncelleme:
If I were you, I'd … ne demek?
Türkçesi: Senin yerinde olsam … · Okunuşu: if ay vör yu, ayd …
If I were you, I'd … ne demek?
"If I were you, I'd …" Türkçede "Senin yerinde olsam …" demektir ve birine kendini onun yerine koyarak samimi bir tavsiye vermenin yoludur. Ne sipariş edeceğine ya da nerede oturacağına karar veremeyen birine önerini nazikçe sunar. Varsayım içerdiği için "were" ve "would" kullanılır. Okunuşu "if ay vör yu, ayd …." şeklindedir. Örneğin "If I were you, I'd book a table first." (if ay vör yu, ayd buk ı teybıl först) cümlesi "Senin yerinde olsam önce masa ayırtırdım" anlamına gelir. Boşluğa fiilin yalın hali gelir: "try the lamb", "book a table first", "sit outside". Ardından "It's huge." gibi gerekçe bildiren kısa bir cümle eklenebilir. B1 seviyesindeki bu kalıp restoranda, kafede ve günlük tavsiyelerde sık geçer. En yaygın hata "If I were you, I will try the lamb." şeklinde söylemektir; doğrusu "If I were you, I'd try the lamb." olur. "Olsam" bir varsayım; ikinci yarıda "will" değil "would" ("I'd") gelir.
If I were you, I'd … nasıl okunur ve örnek cümleler
- If I were you, I'd try the lamb.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd tray dı lem.
Senin yerinde olsam kuzuyu denerdim. - If I were you, I'd skip dessert. It's huge.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd skip dizört. its hyuc.
Senin yerinde olsam tatlıya girmezdim. Çok büyük. - If I were you, I'd book a table first.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd buk ı teybıl först.
Senin yerinde olsam önce masa ayırtırdım. - If I were you, I'd get the small size.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd get dı smol sayz.
Senin yerinde olsam küçük boyu alırdım. - If I were you, I'd sit outside. It's lovely today.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd sit autsayd. its lavli tıdey.
Senin yerinde olsam dışarıda otururdum. Hava bugün çok güzel. - If I were you, I'd order the mantı.
Okunuşu: if ay vör yu, ayd ordır dı mantı.
Senin yerinde olsam mantı söylerdim.
If I were you, I'd … kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: If I were you, I will try the lamb.
Doğru: If I were you, I'd try the lamb.
Neden: 'Olsam' bir varsayım; ikinci yarıda 'will' değil 'would' ('I'd') gelir.
Yanlış: If I am you, I'd try the lamb.
Doğru: If I were you, I'd try the lamb.
Neden: Varsayımda 'am' değil 'were' kullanılır: if I were you.
Yanlış: If I were you, I'd to try the lamb.
Doğru: If I were you, I'd try the lamb.
Neden: 'I'd'den sonra fiil yalın gelir; 'to' eklenmez.
If I were you, I'd … ile kısa diyalog: Burger mi mantı mı?
A: Should I get the burger or the mantı?
Burger mi alsam, mantı mı?
B: If I were you, I'd order the mantı.
Senin yerinde olsam mantı söylerdim.
A: Is it homemade?
Ev yapımı mı?
B: Yes, and it comes with lots of garlic yogurt.
Evet, bol sarımsaklı yoğurtla geliyor.
Benzer kalıplar
- You can't go wrong with … … ile yanılmazsın. · B1
- I wouldn't … if I were you. Senin yerinde olsam … yapmazdım. · B1
- I've heard … is really good here. Buranın … çok iyiymiş diye duydum. · B1
- It tastes like … … gibi tadı var. · B1
- It's supposed to be … … olduğu söyleniyor. / … olması gerekiyor. · B1