Kafe ve restoran · A1 · Son güncelleme:
I'll have … ne demek?
Türkçesi: … alayım · Okunuşu: ayl hev …
I'll have … ne demek?
"I'll have …" Türkçede "… alayım" demektir ve sipariş verirken seçimini söylemenin en doğal yoludur. Garson ne istediğini sorduğunda kararını bildirmek için kullanılır. Masadaki birinin siparişinin aynısını istersen "I'll have the same." dersin. Okunuşu "ayl hev …." şeklindedir. Örneğin "I'll have a black coffee, please." (ayl hev ı blek kofi, pliz) cümlesi "Sade bir kahve alayım, lütfen" anlamına gelir. Benzer bir kullanım: "Hmm, I'll have the soup of the day." (hmm, ayl hev dı sup ıv dı dey), yani "Hmm, günün çorbasını alayım". Boşluğa yiyecek ya da içecek adı gelir: "the burger", "a black coffee", "an iced tea". Sonuna "please" eklenebilir, başına "And" getirilerek siparişe ekleme yapılabilir. A1 seviyesindeki bu kalıp restoranda ve kafede sipariş verirken sık geçer. En yaygın hata "For me burger." şeklinde söylemektir; doğrusu "I'll have the burger." olur. "Bana hamburger" birebir çevrilince cümle eksik kalır; siparişte "I'll have" + yemek denir.
I'll have … nasıl okunur ve örnek cümleler
- I'll have the burger.
Okunuşu: ayl hev dı börgır.
Hamburger alayım. - I'll have a black coffee, please.
Okunuşu: ayl hev ı blek kofi, pliz.
Sade bir kahve alayım, lütfen. - Hmm, I'll have the soup of the day.
Okunuşu: hmm, ayl hev dı sup ıv dı dey.
Hmm, günün çorbasını alayım. - I'll have an iced tea.
Okunuşu: ayl hev ın ayst ti.
Bir buzlu çay alayım. - I'll have the same.
Okunuşu: ayl hev dı seym.
Ben de aynısından alayım. - And I'll have a blueberry muffin.
Okunuşu: end ayl hev ı bluberi mafın.
Bir de yaban mersinli muffin alayım.
I'll have … kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: For me burger.
Doğru: I'll have the burger.
Neden: 'Bana hamburger' birebir çevrilince cümle eksik kalır; siparişte 'I'll have' + yemek denir.
Yanlış: I have the burger.
Doğru: I'll have the burger.
Neden: 'I have' 'bende var' demek; sipariş için 'I'll' (I will) gerekir.
Yanlış: I'll have burger.
Doğru: I'll have the burger.
Neden: Menüdeki belli bir yemek için 'the' kullanılır.
I'll have … ile kısa diyalog: Hızlı öğle siparişi
A: What can I get for you?
Size ne getireyim?
B: I'll have the burger, please.
Hamburger alayım, lütfen.
A: Fries or salad on the side?
Yanına patates mi, salata mı?
B: Fries, please.
Patates olsun.
Benzer kalıplar
- What do you recommend? Ne önerirsiniz? · A1
- … to go, please. … paket olsun, lütfen. · A1
- Could I see the menu, please? Menüyü görebilir miyim, lütfen? · A1
- Can I get it …? … olabilir mi? · A1
- A table for …, please. … kişilik bir masa, lütfen. · A1