Kafe ve restoran · A1 · Son güncelleme:
“Can I have …, please?” ne demek?
Türkçesi: … alabilir miyim, lütfen? · Okunuşu: ken ay hev …, pliz?
“Can I have …, please?” ne demek?
"Can I have …, please?" Türkçede "… alabilir miyim, lütfen?" demektir ve kafede ya da restoranda kibarca bir şey istemenin en temel yoludur. Sipariş verirken ya da garsondan su, peçete, Wi-Fi şifresi gibi bir şey isterken kullanılır. "please" eklendiği için kibar ve her ortamda güvenle kullanılabilen bir istektir. Okunuşu "ken ay hev …, pliz?" şeklindedir. Örneğin "Hi, can I have a small orange juice, please?" (hay, ken ay hev ı smol orınc cus, pliz?) cümlesi "Merhaba, küçük bir portakal suyu alabilir miyim?" anlamına gelir. Boşluğa genellikle "a", "some", "the" ya da "another" ile başlayan bir isim gelir: "a latte", "some water", "the Wi-Fi password". Önüne "Hi," ya da "Sorry," eklenebilir. A1 seviyesindeki bu kalıp kafede, restoranda ve pastanede sipariş verirken sık geçer. En yaygın hata "Can I take a latte, please?" şeklinde söylemektir; doğrusu "Can I have a latte, please?" olur. "Almak" siparişte "take" olmaz; "take" daha çok alıp götürmek demek. Sipariş verirken "have" kullanılır.
“Can I have …, please?” nasıl okunur ve örnek cümleler
- Can I have a latte, please?
Okunuşu: ken ay hev ı latey, pliz?
Bir latte alabilir miyim? - Can I have some water, please?
Okunuşu: ken ay hev sam vadır, pliz?
Biraz su alabilir miyim? - Can I have a croissant, please?
Okunuşu: ken ay hev ı krısant, pliz?
Bir kruvasan alabilir miyim? - Can I have the Wi-Fi password, please?
Okunuşu: ken ay hev dı vay-fay pesvörd, pliz?
Wi-Fi şifresini alabilir miyim? - Hi, can I have a small orange juice, please?
Okunuşu: hay, ken ay hev ı smol orınc cus, pliz?
Merhaba, küçük bir portakal suyu alabilir miyim? - Sorry, can I have another napkin, please?
Okunuşu: sari, ken ay hev ınadır nepkin, pliz?
Pardon, bir peçete daha alabilir miyim?
“Can I have …, please?” kullanırken en sık yapılan hatalar
Yanlış: Can I take a latte, please?
Doğru: Can I have a latte, please?
Neden: 'Almak' siparişte 'take' olmaz; 'take' daha çok alıp götürmek demek. Sipariş verirken 'have' kullanılır.
Yanlış: I can have a latte, please?
Doğru: Can I have a latte, please?
Neden: Soru sorarken 'can' öznenin önüne geçer.
Yanlış: Can I have latte, please?
Doğru: Can I have a latte, please?
Neden: Tek bir içecek isterken önüne 'a' gelir; Türkçede artikel olmadığı için kolay atlanır.
“Can I have …, please?” ile kısa diyalog: Kahve zincirinde sipariş
A: Hi there! What can I get you?
Merhaba! Ne alırsınız?
B: Can I have a latte, please?
Bir latte alabilir miyim?
A: Sure. Small, medium, or large?
Tabii. Küçük, orta mı, büyük mü?
B: Medium, please.
Orta olsun, lütfen.
Benzer kalıplar
- I'd like …, please. … istiyorum, lütfen. · A1
- A table for …, please. … kişilik bir masa, lütfen. · A1
- Could I see the menu, please? Menüyü görebilir miyim, lütfen? · A1
- What do you recommend? Ne önerirsiniz? · A1
- I'll have … … alayım. · A1